12 Temmuz 2008 Cumartesi

Hayal Dünyası...

Sevgilisi olan her genç kızın, ilişkinin daha başında bile olsa arada sırada birliktelik, evlilik hayalleri kurduğu, bunu gözünde canlandırdığı söylenegelir.. Hatta bazen bunları hayal etmek için bir sevgiliye bile gerek duyulmaz. Güzel bir gelin gören, bir düğüne giden genç bayanlar kendilerini bir an için o gelinliğin içinde hayal etmişlerdir mutlaka.
Aynı hayal dünyası benim için iş arayış sürecinde hayat buluyor bu aralar. gelen her yeni telefonda aynı duygularla heveslenmeler, "şu saatte evden çıkarım, bu saatte işe varırım, sabahları bu otobüse binerim"le başlayan hayaller, "maaşımı alınca şunları bunları alırım"la devam ediyor..
Bazen okumak çok önemli oluyor, bazense bir iş "olur gibi oluverdiğinde" en çok hayal ettiğim okuldan bile vazgeçebiliyorum..
Aslında bütün sıkıntılarım paradan yana..
Evlenme arifesinde farkettim ki alınacak en ufak bir "tuzluk" bile cebimdeki parayla ilintili.. E benimde şu aralar cebim ziyadesiyle boş olduğundan olsa gerek, geriliyorum...
Her zaman kısmete inanmışımdır, en basitinden bir kazak ve gömlek bile olsa mevzu, onları 40 kişi bile eline alıp baksa, denese hatta..eğer benim kısmetimse bana kalacaktır gene.
Şimdi bu konumda, bu şartlar altında...bilmiyorum gerçekten kısmetimde bir iş var mı...
Bir okul...
Bunu da zaman göstercek, napalım...


.

Hiç yorum yok: